İngiliz pazar gazetelerinden The Sunday Times, 100’den fazla seyahat acentesi arasında yaptığı araştırmada oyların yarısından fazlasını alan Kalkan yakınındaki Patara’yı dünyanın en güzel plajı seçti. kumsal-manset

Antalya’daki Patara sahili, dünyanın en güzel plajı seçildi. Patara’yı doğal güzelliği, kumu, denizi, güneşi ve tarihi çevresiyle dünyanın bir numarası olduğunu İngiltere’de yayınlanan en saygın pazar gazetesi The Sunday Times yaptığı bir ankette en iyi 10 plaj arasına Fransa, Yunanistan, Tayland, ‘‘Turks and Caicos’’ Adaları, Karayipler’deki Anguilla Adası, Kenya, Seyşel ve Avustralya sahilleri girdi. Ünlü rakiplerini geçerek dünyanın en güzel plajı seçilen Patara ile ilgili habere ‘‘The Sunday Times’’ tam sayfa ayırdı.

‘‘Niçin Patara? Niçin Karaipler’de veya Hint Okyanusu ile Güney Pasifik’teki bir yer değil? Niçin mercan adaları, palmiye ağaçları, beş yıldızlı otellerle çevrili bir yer değil?’’ sorularını soran Sunday Times, bunlara turizm yazarı Mark Hodson’ın kaleminden yanıt verdi. Bu soruların yanıtını bulmak ve turizmcilerin seçiminin isabetli olup olmadığını anlamak amacıyla geçtiğimiz ay Patara’ya gelen Mark Hodson, 15 km’lik sahilin Akdeniz’in en temiz noktası olduğunu vurgulayarak şunları yazdı…

MÜTEAHHİTLERDEN KURTULMUŞ

‘‘Sahil, çok ince kumu, kum tepecikleri ve bembayaz lületaşları ile dolu. Burasının 3 bin yıl öncesinin Likya medeniyetinden kalması ve dünyanın en ender rastlanan canlılarından caretta caretta kaplumbağalarına ev sahipliği yapması, müteahhitlerin elinden kurtulmasını sağlamış. Patara’da yürüyüş çok hoş. Ilık bir bahar sabahı gittiğim Patara’da çevre sakinleri gururla kumun güzelliğinden bahsedip yazın 40 saniyede yumurta pişirdiklerini anlatıyorlar. Kum her yerde, antik kalıntıların üzerinden dökülüyor. Görkemli Roma tiyatrosu görülmeye değer. Deniz ise bambaşka. Nisan ayında bile yüzülecek kadar sıcak. Sanayi atıkları veya kentlerle kirlenmemiş. Kıyı, küçük çocukların oynayabileceği kadar güvenli.’’

Patara’nın sadece koruma alanı içinde olduğu için değil, Teke Yarımadası’nın en uç noktasından Toroslar’ın eteklerine kadar uzanan doğal konumuyla da bozulmadan kaldığını belirten yazar Hodson, kentin Likya, Yunan, Roma, Bizans ve Arap egemenliğine girmiş tarihi bir liman olduğunu kaydetti.

Ağırlıkları 100 kiloyu bulan caretta caretta’ların Patara sahillerine ne zaman geldiğini kimsenin bilmediğini belirten yazar kaplumbağaların korunması için bölgede alınan önlemlerden de övgüyle söz etti. Ancak Patara’ya birkaç km ötede yapımı planlanan yeni havaalanı projesini eleştiren gazete, bunun dışında doğal güzelliği bozacak çok az unsur bulunduğunu hatırlattı.